13 Ekim 2013 Pazar

ELİF KAYAYI "ÇIPLAK ARAYAN" GARDİYANLARIN İFADELERİ GÖRÜNTÜLERLE TUTMADI

Şakran Kadın Cezaevi'ne girişi sırasında yapılamak istenen çıplak aramaya karşı geldiği için 1 ay görüş yasağı verilen Gezi tutuklusu Elif  Kaya'nın, cezasıyla ilgili görülen duruşmada Kaya'yı arayan gardiyanlar "tanık" sıfatıyla ifade verdi. Gardiyanlar Kaya'yı çıplak aramadıklarını, sutyeninde metal olduğunu için çıkartmasını istediklerini iddia etti. Bir gardiyan Kaya'yı "2 kişi aradık" derken, başka bir gardiyan odaya başkalarının da girdiğini ve Kaya'yı tuttuklarını iddia etti. Görüntülerde arama odasına 8 gardiyanın girdiği görülmüş, Kaya'nın sutyeninin de x-ray'den geçirildiği görülmemişti. Öte yandan cezaevinin 2. Müdür Tuğba Yıldız'ın görev yerinin değiştirildiği, Ankara Çocuk Eğitim Evi'ne atandığı ortaya çıktı.

Çıplak arandığını söyleyen ve buna direndiği için 1 ay görüş yasağı cezası alan Gezi tutuklusu Elif Kaya'nın, avukatların itiraz etmeleri sonucu verilen ceza mahkemeye taşınmıştı. Önceki gün 6. celsesi görülen duruşmada Kaya'yı arayan gardiyanlar "tanık" sıfatıyla ifade verdi.

ÇELİŞEN İFADELER
Vardiya sorumlusu Mesude Kalın ifadesinde şunları iddia etti:
"Arkadaşım el ile arama yaparken Kaya'nın sutyeninde metal olduğunu söyledi. Çıkarmasını söyledik. 'Ben çıkartmıyorum siz çıkartın, sizin işiniz' dedi. Kopçasını çıkardık. Kaya'da askısını çıkartarak 'alın' diye fırlattı. X-ray'den geçirmek için sutyeni hırkasına sarmak istedik. Hırkasını istedik. Sutyeni x-ray'den geçirdik ve metal olduğunu gördük. Metal kısmını çıkardık. Sutyeni hırkasının içine sarıverdik. O da hırkasını giydi ama sutyenini giymedi. Dışarıda eşyalarının olduğu poşete koydu."
Aramayı Şerife Kalay ve kendisinin yaptığını söyleyen Kalın, Kaya'nın devamlı bağırdığını, bu nedenle cezaevi 2. Müdürü Tuğba Yıldız'ın odaya bir gardiyan daha gönderdiğini, gardiyanın da daha sonra durumu Yıldız'a anlatmak için dışarı çıktığını söyledi.
Kalın, avukatların aramayı nasıl yaptıklarını sorması üzerine ise, ilk ifadesiyle çelişen ifade verdi. Kalın, Kaya'nın önce x-ray cihazından geçirildiğini, cihaz sinyal verdiği için üst aramasında sutyeninde metal olduğunu anladıklarını söyledi. Bağırışmalar nedeniyle başka memurların da olay yerine geldiğini söyleyen Kalın, memurların odaya girmediğini iddia etti.

"KENDİNİ DUVARLARA VURDU"
Mahkum kabul görevlisi Şerife Kalay ise ifadesinde Kaya'nın sürekli "İşkenceciler" diye bağırdığını ve kendisini "duvarlara vurduğunu" iddia etti. "Sağa sola vurup kendisini yaralamaması için tuttuk" diyen Kalay, "El aramamızı yaptık. Sutyeninde balen olduğunu ve metal olduğunu tespit ettik. Çıkarmasını istedik. 'Bu sizin göreviniz' dedi. Biz de hırkasını çıkardık. Tişörtünün üzerinden vücuduna dokunmadan sutyeni çıkarmasını sağladık" dedi. Kalay, Kaya'nın bağırması ve kendisini sağa sola çarpması nedeniyle Yıldız'ın talimatıyla başka kişilerin Kaya'yı "tutmak" için içeri girdiklerini de söyledi.

ÇELİŞKİYİ HAKİM DE FARK ETTİ

Gardiyanların ifadelerindeki çelişkiler nedeniyle Hakim Nimet Özkavalcı, Kalın'ı tekrar huzura aldı. İfadelerdeki çelişkiyi soran hakime Kalın şu yanıtı verdi:
"Kalay'ın anlattıkları doğrudur. Ben aramayı ikimizin yaptığını söyledim. Yoksa Kaya sağa sola savrulduğu için müdüre hanım kendisine zarar vermesin diye bir kaç arkadaşı Kaya'yı tutması için odaya yolladı."

GÖRÜNTÜLER BAŞKA SÖYLÜYOR
Daha önce VATAN'ın ortaya çıkardığı cezaevinin güvenlik kamerasına ise olay şöyle yansımıştı:
- 03:58'de Elif Kaya mahkum kabul odasından çıkıyor ve yan odaya, yani üst arasının yapılacağı odaya alınıyor. Kaya odaya yanında herhangi bir gardiyan yokken tek başına giriyor. Bu sırada odaya 3 gardiyan giriyor. Bir dakika sonra da başka bir gardiyan odaya giriyor.
- 04:06'da odadan 2 gardiyan çıkıyor. Sonra diğer iki gardiyan kapının önüne çıkıyor. Kaya ise 17 dakika odada kalıyor ve tekrar mahkum kabul odasına alınıyor. Daha sonra 2. Müdür Tuğba Yılmaz geliyor. Kaya elleri arkadan tutularak arama odasına tekrar alınıyor.
- 04:46'da arama odasından elinde sutyeniyle çıkan Kaya, gardiyanların getirdiği poşete sutyenini koyduktan sonra x-ray cihazından geçiyor. Daha sonra gardiyanlar sutyenin içinde olduğu poşeti x-ray cihazından geçiriyor.

GÖREV YERİ DEĞİŞTİ
Cezaevinde Kaya hakkında açılan disiplin soruşturmasında ifadesi alınan Müdür Yıldız'ın ise görev yerinin değiştirildiği, Ankara Çocuk Eğitim Evi'ne atandığı ortaya çıktı. Mahkeme Yıldız'ın dinlenmesinin duruşmaya yenilik getirmeyeceği, aksine uzatacağı gerekçesiyle dinlenmesinden vazgeçilmesine karar verdi. Kaya'nın avukatları da tanık beyanlarını kabul etmediklerini, çünkü gardiyanların "olayın failleri" olduğunu söyledi.
(Çınar ÖZER)

12 Ekim 2013 Cumartesi

"ÇIPLAK ARAMA" SAVUNMASINDA KES-KOPYALA-YAPIŞTIR İFADELER

Şakran Kadın Cezaevindeki Gezi tutuklusu Elif Kaya hakkında aramaya karşı geldiği için açılan disiplin soruşturması kapsamında kurumun ikinci müdürü Tuğba Yıldız "Kaya'ya az sayıda memurla aramanın vücut teması olmadan yapılacağını söyledim" şeklinde ifade verdi. Kaya'nın avukatı Ali Aydın ise "Bu zaten çıplak arama ya da ince arama dediğimiz aramanın tanımıdır" dedi.

Şakran Kadın Cezaevinde 8 gardiyan tarafından aranan ve arama odasından elinde iç çamaşırıyla çıkan Gezi tutuklusu Elif Kaya'ya "aramaya direndiği" için "1 ay görüş kısıtlılığı" cezası verilmişti. VATAN açılan disiplin soruşturması kapsamında kurumun 2. Müdür Tuğba Yıldız, Vardiya Sorumlusu İnfaz Koruma Memuru Mesudiye Kalın ve İnfaz Koruma Memuru Şerife Kalay'ın verdiği ifadelere ulaştı.

"VÜCUDA DOKUNMADAN ARAMA"
Yıldız İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Koruma Müdürlüğü'ne verdiği ifadesinde Kaya'nın kendisini aratmak istemediğini vardiya sorumlusundan öğrenince cezaevine gittiğini ve Kaya ile konuştuğunu ancak Kaya'nın üst araması yaptırmadığını ve "Çıplak aramanın insanlık onuruna aykırı olduğunu" söylediğini belirterek "Kendisine üst aramasının en seri şekilde onu rencide etmeden tamamlanacağını kurumun güvenliği açısından bunun bir zorunluluk olduğunu az sayıda memurla aramanın vücut teması olmadan sonlandırılacağı bilgisini aktardım. Kendisi 'Üzerimdeki hırkayı bile çıkartırsanız benim için onursuz bir davranıştır. İki kişi de arasa on kişi de arasa benim için fark etmez' dedi" şeklinde ifade verdi. Yıldız gardiyanlara Kaya'yı arama odasına götürmelerini ve arama yapmaları talimatı verdiğini, Kaya'nın direnmeye devam ettiğini görünce de diğer memurları takviye ederek en seri şekilde aramayı tamamlattığını söyledi.
Kalın ve Şerife'nin verdiği ifadelerin ise Yıldız'ın olayı anlattığı bölümle noktasından virgülüne kadar aynı olması dikkat çekti.

"BU ÇIPLAK ARAMA TANIMIDIR"
Kaya'nın avukatı Ali Aydın, verilen ifadelerin matbu ifade olduğunu belirterek, aramaya katılan diğer gardiyanların da ifadesin alınması gerektiğini ancak kurumun nedense buna ihtiyaç duymadığını söyledi. Ayrıca ifadelerde söylenilen "arama vücut teması olmadan yapılacak" cümlesinin çıplak aramanın tanımı olduğunu belirten Aydın, "Kişinin kıyafetleri üzerindeyken yapılan arama elle yapılan aramadır. Çıplak arama ya da ince arama dediğimiz arama ise vücuda dokunulmadan yapılır" dedi. Gardiyanların "arama yapılacaklarını" söyledikleri anda Kaya'nın "Çıplak arama insanlık onuruna aykırıdır" şeklinde tepki gösterdiğini hatırlatan Aydın, "Normal arama yapacaklarını söylemiş olsalar Elif Kaya böyle bir cümle kurmaya ihtiyaç duymazdı. Zaten kendisi her defasında 'Ben normal aramaya karşı değilim çıplak aramaya karşıyım' demiştir" şeklinde konuştu.
(Çınar ÖZER)


ŞAKRAN CEZAEVİNDE SKANDAL ARAMA - GEZİ TUTUKLUSU ELİF KAYA BÖYLE ARANDI !!

Gezi eylemlerine katıldığı için Şakran Kadın Cezaevi’nde tutuklu bulunan 9 Eylül Üniversitesi öğrencisi 22 yaşındaki Elif Kaya’nın cezaevine girişi sırasında çıplak aramaya zorlandığı ve bu sırada darp ve tacize maruz kaldığı iddialarını gündeme getiren VATAN, Kaya’nın arama odasına alındığı günün güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerine ulaştı. Mahkum kabul girişinde bulunan güvenlik kamerasının kayıtlarına göre arama odasında bekletilen Elif Kaya;

04:21’de mahkum kabul kayıt odasına alınıyor. Bu sırada odaya gardiyanlar girip çıkıyor.

04:34’te cezaevinin 2. Müdürü odaya giriyor.

04:42’de odadan önce müdür çıkıyor. Arkasından ellerini arkadan bir gardiyanın tuttuğu Elif Kaya, beraberinde 7 gardiyanla odadan çıkıyor. Bu sırada Kaya ile müdürün tartıştığı görülüyor.

04:43’te 3 gardiyan Kaya ile arama odasındayken dışarıda müdür ile 4 gardiyan bekliyor.

04:43’te bir gardiyan daha içer girerken, 7 saniye sonra diğer 3 gardiyan da arama odasına giriyor. Müdür bir ara içeriye bakıyor, daha sonra kapıyı kapattıp dışarıda beklemeye başlıyor.

04:43’te bir gardiyan daha arama odasına giriyor.

04:45’te odadan çıkan gardiyan, müdüre, arama sırasında Kaya’nın üzerinden çıkan bir kağıt veriyor.

04:45’te odadan iki gardiyan çıkıyor. Gardiyanların biri yorulduğunu ve terlediğini belirten el işaretleri yapıyor. Ardından 4 gardiyan daha dışarıya çıkıyor ve odanın önünde müdür ile birlikte 8 gardiyan beklemeye başlıyor. Daha sonra bir tanesi içeriye girerek elinde sopaya benzeyen aletlerle dışarı çıkıyor. 7 gardiyan ve müdür odanın önünde bekliyor.

04:46’da Kaya arama odasından bir gardiyanla çıkıyor.


İç çamaşırı elinde

Odaya girerken hırkasının önü açık olan Kaya’nın odadan çıkarken ki görüntülerinde hırkasının önü ilikli, yüzü yere bakar görünüyor. Avukatların belirttiğine göre elindekiler iç çamaşırı.
Müdür, gardiyanlar tarafından kendisine verilen kağıdı Kaya’ya geri veriyor. Bu sırada kayıt odasından bir gardiyan Kaya’nın eşyalarının olduğu poşeti getiriyor. Kaya, gardiyanın elindeki poşete uzanarak iç çamaşırını poşete koyuyor. Daha sonra Kaya x-ray cihazından geçirilerek koğuşların olduğu yere alınıyor.

ELİK KAYA'NIN MEKTUPLARINA SANSÜR

Şakran Kadın Cezaevinde 8 gardiyan tarafından aranan Elif Kaya'nın, gazetecilere göndermek üzere maruz kaldığı çıplak aramayı ve cezaevindeki olumsuzlukları yazdığı mektuplar, karalanarak cezaevi yönetimi tarafından Kaya'ya geri verildi. Kaya'nın yapılan aramanın ardından da koğuşuna değil hücreye götürüldüğü ve 2 gün hücrede bekletildiği de ortaya çıktı.

Şakran Kadın Cezaevindeki Gezi tutuklusu üniversite öğrencisi 22 yaşındaki Elif Kaya gardiyanlar tarafından çıplak aramaya zorlandığını söylemiş VATAN'ın yayınladığı görüntülerde de Kaya'yı 8 gardiyanın aradığı ve arama odasından elinde iç çamaşırıyla çıktığı görülmüştü. Tüm bu olayların üzerine Kaya'nın ailesiyle görüştük.

"UTANMIYORUZ ÖFKELİYİZ"
Elif'in ablası Aysel Kaya görüntüleri izlediklerinde çok öfkelendiğini söyledi. Şakran Cezaeviyle ilgili bu konularda çokça haber duyduklarını belirten Aysel Kaya, "Bu yaşananlar sadece Elif'in başına gelmiyor bunu biliyoruz. Ancak kardeşim olduğu için elbette canım daha çok yanıyor. Bu tarz aramaların korkutmaya göz dağı vermeye yönelik olduğunu düşünüyorum. Görüş günü Elifle konuştuğumuzda yapılan çıplak aramadan utanmadığını sadece çok kızgın olduğunu bizim de üzülmememiz, utanmamamız gerektiğini söyledi. Hatta 'Görüş günü sizi aradıklarında tacize varan davranışları olursa görüşe gelmememizi söyledi" şeklinde konuştu.

2 GÜN HÜCREDE BEKLETİLMİŞ
Elif'in 2 gün boyunca hücrede bekletildiğini de anlatan Kaya, "İlk alındığında aramadan sonra koğuşuna götürmek yerine 2 gün hücrede bekletmişler. Avukatı gidinceye kadar su bile vermemişler. Sonraki gün de savcılıktan özel izin alarak Elif'i görmeye gittim. Yaklaşık 2 saat Elif'le görüşmek için bekledim. Görüşte Neyin var?' diye sorduğum da 'Aç ve susuzum. Beni az önce koğuşuma aldılar. Günlerdir hücredeyim' dedi. Belki o gün görüşe gitmeseydim koğuşa götürmeyeceklerdi kardeşimi" dedi.

MEKTUPLARA ÖZEL SANSÜR
Görüşe gittiklerin de 1 kere x-ray cihazından geçirildiklerini 2 kere de elle arama yapıldığından bahseden Kaya, "Bu mesele duyulduğu için Elif'e özel olarak baskı kurduklarını düşünüyorum. Elif çıplak aramaya maruz kaldıktan sonra gazetecilere, kadın platformlarına  mektuplar yazmış. Çıplak arama ve cezaevindeki olumsuzlukları anlatmış. Cezaevi yönetimi mektupları göndermek yerine özellikle o bölümleri karalanmış ve Elif'e geri verilmiş. Ama bunlardan bahsetmediği her mektup istediği yere iletilmiş" şeklinde konuştu. Daha sonraki avukat görüşünde de çıplak arama dayatıldığını ve "Sen artık nasıl arama yapıldığını biliyorsun" gibi sözle taciz edildiğini söyleyen Aysel Kaya, aramayı kabul etmediği için avukatıyla görüştürmediklerini daha sonra avukatının yönetimle görüşmesi üzerine arama yapılmadan görüşe çıkartıldığını belirterek çıkan haberlerin cezaevi yönetimini rahatsız ettiğini söyledi.

"İSYAN ETMEK İSTİYORUM"
Elif'in annesi Meryem Kaya Gaziantepte yaşıyor. Kızının yaşadıklarını diğer çocuklarından dinleyen ve görüntüleri izlemeyen anne Kaya, isyan etmek istediğini söylerken bu olaylarla ilgili Avusturya'dan gelen ağabeyi Ercan Kaya ise, "Bir kişinin üzerine 8 gardiyan göndermek ne demek. Devler bize hukuksuzluğu mu öğretecek?" şeklinde konuştu.
Elif Kaya'nın aramaya karşı geldiği için aldığı  disiplin cezasının kaldırılmasıyla ilgili dava 3 Eylül’de görülecek. Aile 3 Eylül'de duyarlı olan herkesin kendilerine destek olmasını ve Karşıyaka İnfaz Hakimliği'ne gelmesini için çağrıda bulundu.
(Çınar ÖZER)

6 Ağustos 2013 Salı

"GEZİ"CİLERE BİR DE ŞARKI SORUŞTURMASI

Ankara'da Gezi eylemlerine katıldıkları için "örgüt üyesi olmak" suçunun yanı sıra 10 ayrı suç nedeniyle Haziran ayında tutuklanarak Sincan F Tipi Cezaevi'ne gönderilen ve geçtiğimiz günlerde yapılan aylık tutukluluk incelemesiyle serbest bırakılan şüphelilerden Birkan Sabaz, Osman Nuri Orhan ve Ali Yılmaz'a, "toplu şekilde şarkı söyledikleri için" cezaevi yönetimi tarafından soruşturma açıldığı ortaya çıktı.





"HALAY DA ÇEKTİK"
Yılmaz'dan sorgusu sırasında, "Saat 09:45 sularında 'yaşasın mücadelemiz yaşasın direniş', 'Ethem Sarısülükler ölmez' şeklinde sloganlar atıp, toplu şekilde şarkılar söyledikleri olayla ilgili" bildiklerini anlatılması istendi. Yılmaz, "Slogan attığımız doğrudur. Ama sloganlar eksik yazılmış. Biz ayrıca 11:00'de ve 15:00'de düzenli olarak slogan atıyoruz. Ayrıca halay da çektik. Onların da soruşturulmasını istiyoruz" şeklinde cevap verdi.
Tahliye oldukları için haklarında açılan bu soruşturma da düşen Sabaz, Yılmaz ve Orhan'ın cezaevine tekrar girmeleri durumunda aldıkları disiplin cezası infaz edilecek.

"KİMLİK CEZASI"
Öte yandan cezaevinde kendilerine nüfus bilgilerinin yazıldığı ve "sol-terör" ibaresi bulunan kimlik kartlarını "Hakkımızda mahkeme hüküm vermeden cezaevi Sol-terör olarak hüküm veremez" diyerek almayı reddeden Gezi olaylarından tutuklu 11 kişiye de cezaevi tarafından ayrı bir dava açıldığı ortaya çıktı.  11 kişi arasında Birkan Sabaz, Osman Nuri Orhan ve Ali Yılmaz'ın da olduğu belirtildi.

KİTAP VE MEKTUPLARI CEZAEVİNDE
Tahliye edilen Birkan Sabaz'ın, kitapları ve mektupları hala cezaevinde. Tutuklanmasının ardından arkadaşları tarafından kendisine gönderilen kitapların ve mektupların cezaevi yönetimi tarafından kendisine verilmediği söyleyen Sabaz, bugün cezaevine gidip tutuklu olduğu zaman okuması için cezaevine gönderilen kitaplarını alacak.

GEZİ YARGILAMALARININ SKANDALLARI BİTMİYOR - BURCU KOÇLU YÜZDE 52 ENGELLİ RAPORUNA RAĞMEN TUTUKLU

Türkiye genelinde Gezi eylemleri nedeniyle en çok tutuklama yapılan şehir İzmir oldu. İzmir'de eylemlere katıldıkları iddiasıyla bir çok kişi "örgüt üyesi olmak" ve "örgüte yardım etmek" suçlamasıyla tutuklandı. Aylık tutukluluk incelemelerinde tahliye taleplerinin büyük bölümü reddedildi.

Tahliye talebi reddedilenler arasında 5 Temmuz'da tutuklanarak Şakran Cezaevi'ne gönderilen, "Myasthenıa Gravıs" denilen ağır kas zaafı hastası 25 yaşındaki Burcu Koçlu da yer aldı. Koçlu'nun avukatı Serdar Gültekin, genç kızın hastalığı nedeniyle uzun mesafe yürüyemediğini, çoğu zaman kaslarının kenetlendiğini ve kımıldayamadığını, stres ve gergin ortamların hastalığını tetiklediğini belirtti. Koçlu'nun yüzde 52 özürlü raporu olmasına rağmen tahliye edilmediğini belirten Gültekin, "Savcılık ve hakimlik sorgusunda raporu sunduk. Hatta hakimlik sorgusunda hakim 'Rahatsızsınız sanırım. İsterseniz oturun sorgunuza öyle devam edelim' demesine rağmen tutuklamakta sakınca görmedi" dedi.

"CEZAEVİ KOŞULLARINDA YAŞAMASI ÇOK ZOR"
VATAN'a konuşan Koçlu'nun annesi Fatma Koçlu da kızının sağlığı için çok endişeli. 2007 yılında ameliyat olan kızının göğüs kafesinin açıldığını bu nedenle göğüsüne alacağı en ufak darbede bile ölüm riskinin bulunduğunu belirten anne Koçlu şunları söyledi:
"Kızım günlük kortizon kullanmak zorunda. Hastalığından kaynaklı depresyon ve kriz nöbetleri geçiriyor. Çok fazla kapalı yerlerde kalamıyor. Evde bile 'Nefes alamıyorum' deyip balkona çıkardı hemen. Sabah akşam mutlaka yanında oluyoruz. Çünkü krizi başladığı anda hastaneye götürülmesi gerekiyor. Tuzsuz yemekler yemeli yoksa vücudu hemen şişmeye başlıyor. İlk hafta yemek konusunda çok sıkıntı yaşadık. Ben cezaevi müdürüne not bile gönderdim. Sonra yemekler bir nebzede olsun düzeldi ama yeterli değil. Bu koşullarda yaşaması çok zor. Hastalığı günden güne ilerliyor.

"BURASI ÇOK GRİ ANNE..."
En son geçen hafta pazartesi günü görüştüm. Bana 'Burası çok gri anne. Bana iki tane renkli ve çiçekli tülbent getir' dedi.  Çok şaşırdım. Çünkü Burcu normalde renkli şeyler pek giymez. Psikolojisi gerçekten çok etkilenmiş. Benim kızım eline silah almadı. Sopayla palayla kimseyi kovalamadı. Kimsenin gözünü çıkarmadı. Sadece haklarını savunmak için sokağa çıktı. Ama kızım tutuklandı. Bende sokaktaydım. O zaman beni de tutuklasınlar. Hani herkesin Başbakanıydı?. Demek ki bizim değilmiş. Yok sayıyorlar bizi. Ama yok sayılmakla yok olmuyoruz. Herkes için adalet istiyorum."

2 Ağustos 2013 Cuma

CENAZE TÖRENİ YAPILAMADI AMA DAVASI AÇILDI

*Gezi eylemleri sırasında polis kurşunuyla başından vurulan ve hayatını kaybeden Ethem Sarısülük için Kızılay'da yapılmak istenen, ancak polis müdahalesiyle engellenen cenaze töreninde çıkan olaylarla ilgili 35 kişi hakkında 3 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. Olay günü başından vurulan Dilan Dursun'un soruşturması ise devam ediyor.

Ankara'da yapılan Gezi eylemlerinin ikinci gününde Ethem Sarısülük Kızılay'da çevik kuvvet polisi Ahmet Ş.'nin silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetti. 16 Haziran'da Sarısülük için vurulduğu yerde cenaze töreni yapmak isteyen gruba polis tazyikli su ve biber gazıyla müdahale etti.
Olayla ilgili soruşturma başlatan Ankara Cumhuriyet  Savcısı Kürşat Kayral, 35 kişi hakkında "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasına muhalefet" suçundan 3'er yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırladı. Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi de iddianameyi kabul etti.

"GÜVENCEYE ALINDI"
İddianamede Kızılay'da yapılmak istenen cenaze töreninin polis tarafından engellenmesi şöyle anlatıldı:
"Tedavi  gördüğü hastanede 14 Haziran günü hayatını kaybeden Sarısülük cenazesinin 16 Haziran Cumartesi Batıkent Cemevi'nden  alınarak, kortejle Kızılay Meydanı'na, sonrasında Sıhhiye'ye getirilmek ve tören yapılmak istendiği, güvenlik güçlerinin Batıkent'te göstericilere Cenazenin Kızılay'a götürülmesine izin verilmeyeceği, provokatif  ve istenmeyen olayların yaşanmaması için cenazenin İstanbul Yolu-Çevre Yolu istikametinden Çorum'a götürülmesinin uygun olacağının söylendiği, konvoyun önünün güvenceye aldığı..."

"ORANTILI ZOR KULLANMA"
Bu sırada cenaze törenine katılmak için bir grubun GMK Bulvarı, Atatürk Bulvarı, Ziya Gökalp Caddesi'ni trafiğe kapatarak Kızılay'a yürüdükleri belirtilerek, "Polisin gruba dağılmaları yönünde uyarıda bulunduğu, dağılmamakta ısrar eden ve direnç gösteren gruplara güvenlik güçlerinin müdahale ettiği, sanıkların da müdahale sırasında Kızılay, Sıhhiye Köprüsü, GMK ve Atatürk Bulvarları, Güvenpark ve Başbakanlık çevreleriyle civar sokak ve caddelerde orantılı zor kullanmak suretiyle gözaltına alındıkları" ifade edildi.

POLİSE DİRENMENİN DELİLİ SÜT, LİMON, SİRKE
İddianamede gözaltına alınanların üst aramalarında çıktığı iddia edilen gaz maskesi, deniz gözlüğü,  solüsyon, iş eldiveni, biber gazı, limon, süt, sirke, sivil toplum örgütlerine ait flama ve kolluk, yüz kapatmaya yarayan poşu ve bezler, laboratuvar gözlüğü,  baret, yüz maskeleri, sprey boyaların da "eyleme katılmak ve güvenlik güçlerine direnç göstermek" için taşındığı iddia edildi.

3 YILA KADAR HAPİS
İddianamede, sanıkların savcılık ifadelerinde suçlamaları kabul etmediğine, "olay yerinde tesadüfen, gezi amacıyla veya basın açıklaması izlemek için bulunduklarını, polisin aniden gaz ve suyla saldırdığını, gözaltı sırasında hakaret ve darba maruz kaldıklarını belirttiklerine" yer verildi.
İddianamede sanıkların Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'nın  32/1. maddesi uyarınca 6'şar aydan 3'er yıla kadar mahkumiyetleri istendi. Öte yandan, aynı soruşturma kapsamında 73 şüpheli hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdi. Bu kişiler arasında İran ve Rusya uyruklu  birer kişi de bulunuyor.

KUTU:
DİLAN'I DA "AKREP" VURMUŞTU
Olay günü Dilan Dursun isimli genç kız gaz fişeğiyle başından vuruldu. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında incelenen mobese kayıtları sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda "Akrep aracı, trafik ışıklarının bulunduğu yerden atış yaptığı anda, koşmakta olan Dilan Dursun aniden yere düştü" denildi. Ancak gaz fişeğini atan polis hakkında henüz bir işlem yapılmadı.