1 Temmuz 2013 Pazartesi

"BİR SONRAKİ DİRENİŞ SEVİP DE KAVUŞAMAYANLARA GELSİN"

Ankara'da yapılan Gezi protestolarına katıldıkları için "örgüte üye olmak, örgüt propagandası yapmak, görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme" suçlarından tutuklama istemiyle 19 kişi mahkemeye sevk edilmişti. TMK'nın (Terörle Mücadele Kanunu) 10. maddesiyle görevli 1 Nolu Hakim Abdullah Bahçeci tarafından dün sabah saatlerine kadar sorgulana şüphelilerden 15'i tutuklanarak Sincan F Tipi Cezaevi'ne gönderilirken, 4'ü adli kontrolle serbest bırakıldı. Böylece eylemlerle ilgili yapılan operasyonlar sonucu 48 kişiden 36'sı tutuklanmış oldu.

YARATICI DİRENİŞ!
Gezi eylemleri boyunca espiri konusu olan bir çok olayı şüphelilerin hakimlik sorgusu sırasında yaptıkları savunmalara da konu oldu.
Sorgunun ardından adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakılan avukat olmak için ruhsat başvurusunda bulunan Mehmet Fetik A. ifadesinde şunları söyledi:
"İsterdim ki bu halk direnişi Türkiye'de Sinema Tek olma özelliği gösteren Emek Sinaması'na yönelik olsun. Burada yazılan sözlere bakarsak, 'TOMA'ladıkça kaçan ateş böceğim misin', 'TOMA'larla sekiz gündür beraberiz ciddi düşünüyoruz', 'yaz mevsimine girerken direnişe gittim iki kilo verdim' gibi sözler... Dünyaca tanınan bir müzik grubunun 'eylemci misin vay vay çapulcu musun vay vay' şarkısıyla desteklediği, 80 yaşında bir teyzenin biber gazına limonun değil sirkenin daha iyi geldiğini öğrendiği, topyekün bir hak arama eylemine dönüştüğü, bu nedenle hak arama eyleminin bu yaratıcılıkla değerlendirilmesi gerektiğini, eğer suç delili sayılacaksa evimizden çıkan Uykusuz ve Penguen dergilerinin de soruşturma kapsamına alınması gerektiğini düşünüyorum. Yaratıcı direnişin ürünü olarak bir sonraki isyan sevip de kavuşamayanlara gelsin diyorum."

FAİZ LOBİSİ BENİM
Tutuklanan 13 kişiden Yener Ç., ifadesinde, "Gösterilere katılan 2,5 milyon insan önce çapulcu, sonra faiz lobisi, sonra marjinal grup, daha sonra da dış mihraklar olarak nitelendirildi. Bu nitelenen isimlere dahil biri olarak Brezilya'da bulunmak isterdim. Eylemler devam edeceğe benziyor. Mücadele sürdükçe sizin karşınıza yeni kişiler gelecektir. Herkesin cezaevine alınması, ülkeyi büyük bir cezaevine dönüştürecektir" dedi.

TERCİHİ PENGUEN DEĞİL EYLEM
Umut T. eylemlere katıldığını, ancak suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Gezi Parkı'nda başlayan hak arama eylemlerine televizyon kanallarında Penguen seyretmeyen kişiler gibi katıldım. Ethem Sarısülük'ü öldüren ve meşru müdafaa altında tutuksuz yargılanmasına karar verilen polis ve diğer polislerin yaptıkları karşısında da taş atmam meşru müdafaa olarak görülmelidir" dedi.

EMNİYETİN KİMLİK TESPİTİ: AYAKKABI, TİŞÖRT, BARET
Emniyetin, eylem sırasında yüzü kapalı görüntülenen kişileri ayakkabı ve tişörtüne bakarak kimlik tespiti yaptığı ortaya çıktı. Hakimlik sorgusunda da sorulan bu tespitlere Deniz Can A., "TEM Şube'deki bir resimde saçımın benzerliğinden dolayı burada bulunmaktayım. Polis bu kişiyi açık tenli olarak belirtmiştim, ben esmerim. Evimde bulunan ayakkabıyla ilgili olarak resimdeki ayakkabıdaki soketler renkli, benimkiler ise renksizdir" yanıtını verdi.
Hasan K. ise, "Polisler beni almaya geldiğinde ayakkabı ve çantamı sordular. Ben de çantama gömleğimi koyup başka bir şey almadan çıktım. O çanta binlerce kişide vardır. Emniyete geldiğimizde o çantaya suçun iliştirilmesi sıkıntılı bir durum. Ayrıca ayakkabımın rengi kahverengi değil yeşildir" açıklamasını yaptı.
Cem L. de evinde bulunan baretlerin delil olarak gösterildiğini belirterek, "Maden mühendisiyim, iş güvenliği uzmanı olarak görev yapıyorum. Saha denetcisiyim. Polisler odama girdiğinde baretleri alıp delil olarak koydular. Ülkede genel olarak maden mühendislerinin evinde baret vardır" dedi.
(Çınar ÖZER)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder